Teknoloji

EN GÜVENLİSİ IOS MU ANDROID Mİ?

0
Lütfen giriş ya da Üye ol gönderileri beğen

Son zamanlarda çok sorulan popüler sorulardan birisidir; “iOS mu Android mi“? Güvenli mobil işletim sistemi seçecek olan kullanıcılar internette birçok veri elde ederler. Burada iki farklı işletim sistemini ele almaya çalışacağım. Karşılaştırma ya da kötülemek değil niyetim; sadece son kullanıcının deneyimini paylaşacağım.

Android işletim sistemi

Dünya üzerinde en popüler iki mobil işletim sisteminden biri “Android”dir. Android işletim sistemleri, telefon üreticilerine Google tarafından sağlanır. Bu işletim sisteminin lisansını almış her üretici, telefonlarında kullanır. Android, üretim maliyetini düşüren bir sistemdir ve rekabetçi pazarda kendini ispatlamıştır. Aynı zamanda tüketiciler tarafından bilinen ve tercih edilen bir ürün olmasından kaynaklı, üreticilerin tercih ettiği tek kaynak denebilir. Geçtiğimiz yıllarda ABD ile sorun yaşayan Huawei ise kendi işletim sistemini, kendi cep telefonlarıyla beraber piyasaya sunmaya hazırlanıyor.

Android dünyası çok geniş yelpaze içerisinde konu alınabilir. Çünkü temel olarak Android, Google tarafından geliştirilip üreticilere sunuluyor. Tedarik ettikleri yazılımı kendilerine uyarlayan üreticiler de cihazlarıyla beraber tüketicinin önüne sunuyor. Android dünyası açık kaynaklı ve geliştirilmeye müsait bir alandır. Doğru kullanıldığında performans, yanlış kullanıldığında ise zarar ziyan getirir. Kullanıcıların kafasını karıştıran en büyük sorun da burada başlıyor.

Android güvenli mi?

Temel olarak size androidin tüketicinin önüne nasıl geldiğini kaba taslak tarif ettim. Temelde bu işletim sistemi Google’a aittir. Google geliştirir ve telefon üreticilerine ulaştırır. Eğer Google One ya da Pixel telefon kullanmıyorsanız telefon üreticilerinin size güncelleme göndermesini beklemelisiniz.

Android dünyasında yer alan telefon sayısı ve üretici sayısı, rakibine göre kat ve kat daha fazladır. Dünyada rakiplerine göre kullanım oranı %87 olarak açıklanan Android‘in, baştan sona herkesin suçlu olduğu bir sistemi mevcut. Üretici Google her yıl güvenlik güncellemeleri ve yeni sürüm yayınlamaya özen gösterse de telefon üreticileri ürettikleri her telefona maalesef güncelleme göndermeyebiliyor. En güncel sürüm olan Android 11’in kullanımı %1 seviyelerinde.

Güncellemelerin gelmemesinin sebebi, her gün üretilen ve artık adını okurken nefesimizin yetmediği cihazlardır. Aynı şekilde uygun fiyatlı cihazlar da bu kategoride yer almakta. Temel olarak güncelleme desteği verilmemesinin nedeni, Google tarafından ulaştırılan sürümün tek başına yeterli olmamasıdır. Ayrıca çip sağlayıcılarının da bu sürüme uyumlu sürücüler geliştirip telefon üreticisine ulaştırması gerekiyor. Çok meşakkatli olan bu durum güncellemelerin önüne bir engeldir.

Güvenliği güncellemelerle sağlayabilir miyiz?

Üreticilerin bu yıl ürettikleri telefona bir sonraki sene güncelleme desteği vermemesi cihaz üzerinde ve kullanıcılar üzerinde çeşitli sorunlara neden olmakta. Tüm bunların başındaki temel sorun “veri hırsızlığı”. Veri hırsızlıkları, yazılım sisteminin içerisinde yer alan açık kapıları tespit etmekle başlıyor. Açık kapıları tespit edip Google tarafından kapatılsa bile telefon üreticileri bu yazılımı telefonlarına uyarlayıp yayınlamıyor. Güvenlik güncellemelerinden mahrum her telefon istismara uğruyor. Aynı şekilde telefon üreticileri, geliştirdikleri yazılımların içerisine de bazı açık kapılar bırakabiliyor. Yine geçtiğimiz yıllarda bazı üreticilerin, tüketicilerden bilgi toplamak adına bazı noktalardan veri aldıkları tespit edildi. Tabii burada sadece sorun telefon üreticilerinde bitmiyor. Üretici olan Google’ın da kullanıcıların gizli sekmede neler yaptığını merak ettiğini öğrendik. Gizli sekmeden habersizce bilgileri topladığı yönünde de Google’a davalar açıldı.

Diğer yandan kullanıcıların da suçlu olduğu Android dünyası tamamen karmaşık bir hal almaya başladı. Binlerce açık kaynaklı uygulamaların sanal ortamlarda dolaşması da cihazların güvenliğini tehdit etmekte. APK uzantılı yazılımları kullanıcılar kolaylıkla indirip cihazlarına kurabiliyor ama bu uygulamaların arka planında neler döndüğü hakkında hiç birimizin bir bilgisi yok. Genel olarak üreticiden tüketiciye bilgilerin havada uçtuğu Android dünyasında işler şu sıralar biraz çığırından çıkmış gibi.

Ayrıca cihazlarınıza root atmanız da bir başka kapıyı açmanız demektir. Android kullanıcıları, cihaz üzerindeki bir çok yetkiyi elde etmek için cihaza root yetkisi veriyor. Root yetkisini elde etmek, bir noktada para dolu kasanın anahtarını hırsıza teslim etmektir. Cihazda kapalı konumda olması gereken birçok yetkiyi ellerinizle açık hale getiriyorsunuz. Zaten olması gereken bir özellik olmuş olsaydı geliştiricilere özel sunulurdu.

Samsung gibi firmalar bu tip sorunlara engel olmak için bazı çalışmalar yapmakta. Önemli bilgileri Samsung’un Knox uygulamasında barındırmanız halinde cihazınızda bir bilgi sızıntısı olsa bile uygulama içerisinde kimse erişememekte. Üreticilerin de kendi içlerinde kendi çözümlerini üretmeye çalışması da Android dünyası için oldukça önemli bir adımdır.

IOS işletim sistemi

iOS, dünya üzerindeki diğer popüler işletim sistemidir. Apple tarafından sadece iPhone cihazlarında kullanılan ve geliştirilen bu sistemi, bir başka telefon üreticisi elde edemiyor. Rekabetçi pazarda %10-13 arasında bir yer edinen iPhone mobil cihazlar, kullanıcılarının %80’nin en güncel yazılıma doğrudan erişebildiği ve bunu kullandığı doğrulanmıştır. Üreticinin kendi yazılımını tüm cihazlarına uyarlayıp herhangi bir aracının inisiyatifine kalmadan, doğrudan tek elden yönetebildiği bu sistem; kullanıcılar tarafından oldukça memnun bir şekilde karşılanmakta.

2016 yılında FBI’a kaynak kodları vermeyen Apple, bu konuda oldukça katıydı. iPhone’a erişmek isteyen ama erişemeyen FBI ekipleri, Apple’dan yardım istemiş ama maalesef red cevabı almıştı. Bu da firmanın son kullanıcısını ne kadar önemsediğini gösteriyor. Tabii arka planda yasal olarak Apple’ın ne gibi sorumlulukları var bilmiyoruz.

Tabii bu yazıyı okuyan Android kullanıcıları önüme iCloud sorununu atabilir. Geçmişte iPhone kullanan ünlülerin iCloud hesapları hacklenip resimleri yayınlanmıştı. Fakat bu durum işletim sisteminin tamamen dışında olan sadece iCloud ile ilgili bir durumdu.

Temel olarak iOS işletim sistemine sahip cihazlar, doğrudan Apple tarafından dikkate alınmakta. Oluşması muhtemel ya da kesin olan tüm sorunlarda, tek elden ve hızlı biçimde tüm cihazlarına yeni bir güncelleme gönderebilme yeteneği, iOS’u diğer işletim sistemlerine göre tek kılmakta.

Kullanıcılar tarafından jailbreak atılmadığı sürece olabildiğince kapalı kutu halindedir. Zaten en temel güvenlik açığı her zaman kullanıcılar tarafından yapılmaktadır. Kullanıcıların göz ardı ettiği her şey, birer güvenlik zafiyetidir.

Genel olarak telefonlar

Genel olarak telefonlara baktığımızda temelde kullanıcı kaynaklı sorunlar her zaman başımızı ağrıtmaktadır. Bilmediğimiz VPN’leri ve diğer uygulamaları kurmak her cihaz için risktir. Fakat Android dünyasına baktığımızda üreticiden tüketiciye olan bu aralıkta ne tür entrikaların döndüğünü kestiremiyoruz. Kullanıcı olarak her ne kadar önlem alsak da binlerce lira verdiğimiz cep telefonlarımız, bir anda bir başkasına hizmet etmeye başlayabiliyor.

Apple kanadı altındaki cihazların güvenliği firma tarafından önemli bir çizgi olarak görülmektedir. Bu yüzden iOS işletim sistemleri, diğer mobil sistemlerden çok daha farklı gözle görülmektedir.

Android kullanıcısı olarak yazdığım bu yazıda popüler iki işletim sistemini ele aldım ve ortaya koydum. Güvenlik oldukça açık bir konudur ve temelde güvenlik bireyin kendi özelleştirmelerinde başlar. Cihazlarımıza üçüncü kişilere ait yazılımlar eklediğimiz müddetçe kapıyı ilk açan her zaman biz oluyoruz.

Tabii şuan kullanıcılar tarafından bu da çok söylenmekte: “Benim bilgilerimi çalarlarsa çalsınlar.” Hayır, kimsenin cihazına erişim sağlanmasın ve çalınmasın. Çünkü erişilen her cihazda banka ve kredi kartı güvenliği, sosyal medya adreslerinizin güvenliği tehdit altındadır. Ayrıca erişilen bu cihazlara sizden habersiz nelerin yaptırıldığı da başka bir tartışma konusudur. Genel olarak cihazlarımıza her ne kadar güvensek de aslında çok da fazla güvenmemeliyiz. Tedbiri de elden bırakmamalıyız.

İnstagram Otomatik Takip Etme Sorunu
This PC cant run Windows 11 Hatası

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

GIF